16 Şubat 2016 Salı

Lise son sınıfız, en deli yaşlarımızdayız. İstanbulda okuma hayaliyle yaşıyoruz az buçukta çalışıyoruz. Bütün sohbetlerin sonu, abi gençliğimizi Ankarada mı ÇÜRÜTCEZ YEAA cümlesiyle biter olmuş. Ankara Atatürk Liseliyim ben. ODTÜye en çok öğrenci veren lise ünvanı olan lise.Umrumuzda mı? TABII Kİ HAYIR. Biz İstanbulda okuyup, eve çıkıp, saçımızı belki maviye belki griye boyayıp Karaköy,Kadıköy,Beyoğlu sokaklarını arşınlarız diye hayaller kurardık. Tercih dönemi geldi çattı. Hiçbirimiz İstanbul yazamadık. puanımız fazlasıyla yetiyordu ama yazmadık. Hepimiz ODTÜ yü döşedik listelerimize. Sonradan pişman olduk mu ? belki ? ama Ankaradan kopsaydık. Asıl o zaman bin pişman olurduk. Ankara denince denizi olmayan bozkır ve gri bir şehir canlanır insanların zihninde. Ha bir de MEMUR KENTİ YEAA SIKICI derler. Iıı ıhh, Ankara demek, samimiyet demek, aile demek, tutku demek,anılar demek,çocukluğumuzdaki ekmek kokusu, top oynarken düşüp düşüp parçaladığımız dizlerimiz,ailelerimizle gittiğimiz tiyatro,mahalleye senede bir kere gelen panayır, kışın buz tutana kadar oynadığımız kar topu savaşları, ilaçlama kamyonetinin peşinden koşturmaca,bisiklet yarışları,gece saklanbaçları, mahallede yakan top oynamak, Anıtkabiri ziyaret etmek, Kuğulu parkta simit yemek, Kukla kebapta kukla gösterisini sabırsızlıkla beklemek demekti. 
Çocukken en sevdiğim şey Atakuleye gidip top havuzunda boğulmaya çalışmak, Beğendik önünde kuşlara yem atmak,Kurtuluş parkında kaydıraktan kaymak, Bahçelide buz patenine gidip asla kayamamaktı. Ama en çok bu fotoğraftaki anı severdim. Kızılayda karşıdan karşıya geçmek. Sanki tarih derslerinde anlatılan kol kola savaş mücadeleleri yeniden canlanırdı o an. Annem hep  'ah bu kaldırımların dili olsa konuşsa, ne anılarımız var bu sokaklarda' derdi.Sahi, keşke mümkün olsa. 

Hiç yorum yok: