Sanırım veda kısmındayız artık. Gıcırdayarak açılan Gülerkentimin kapısından son defa çıkıyorum elimde anahtarlarımla. Son defa bakıyorum gece yarılarına kadar top koşturduğumuz sahamıza, gece sohbetlerimize şahit çardağımıza, park ebesi, tükürük savaşları yaptığımız parkımıza... Ben gidiyorum çocukluğum, Hoşçakal Gülerkent.

Çocukken vasiyet etmiştim, ölünce beni parkın yanına gömün diye. Bilmem olur mu hatırlayan ben ölünce :) Tavşanım Bony i gömmüştüm bahçemize, şimdiyse çocukluğumu, anılarımı, en içten kahkahalarımı, ilk ve tek sevgilimi, kurduğum hayallerimi...
Ufak bir hatıra bıraktım sana. Bilmem kalır mı orada ama, eğer ki kalırsa, ne mutlu bana. Ben gidiyorum Gülerkent.
Hoşçakal.





