19 Aralık 2016 Pazartesi

Günümüzde “bombaların biçimlendirdiği”, olağan koşullarda ise planlama ve tasarım ile üretilen, hem öznesi hem de nesnesi “insan” olan kent yaşantısını ve kentin insan üzerinde bıraktığı etkiyi bakın Nâzım Usta nasıl anlatıyor:

“Issızdı caddeler:
belki erken
belki geç
belki ölü bir saat,
belki duvarların arasına çekilmiş hayat.
yığınyığın
kat kat
mermer
beton
ve asfalt.
ve heykel
ve heykel
ve heykel,
insan yok fakat.
ve sonra bozkır:
en beklenilmedik yerde
ve her şeye rağmen
şehrin içine kadar giren,
ve sonra derhal toprağın sonsuzluğu…”