26 Şubat 2016 Cuma

KAMYONCU ZEYCUP

 Çocukken daha mı kolaydı her şey? mesela her şey ayrı yazılır diye kafamıza vura vura öğretilmediğinde? her şey kelimesini bitişik yazdığımız zamanlarda... Tek derdimiz montumuzu hoşlandığımız çocuğun montunun üstüne asmak değil miydi ? Ha bir de uyuz olduklarımızın adını yaramazlar listesine yazmak :) sınavlarda kopya çekmemek için çantamızı araya koyan çocuklardık biz. Büyüdüğümüzde ne olmak istediğimizi sorduklarında " doktor, avukat, öğretmen " cevapları verirdik. Gerçi ben şarkıcı olmak isterdim.Elimde mikrofon evde sürekli konser verirdim. Ailme yazık ya, hem sen gel bu sesi dinleyip işkence çek hem de alkışla. neyse ki sesimin kötü olduğunu farkettim ve kamyoncu olmaya karar verdim. En büyük hayalim bir gün benimde kırmızı kocaman bir DODGE kamyonumun olmasıydı. Önünde poz verdiğim kamyon her ne kadar DESOTO olsa da... 

Babam inşaat mühendisi. Ama ben küçükken bir türlü anlamazdım babamın ne olduğunu. Yurtdışına giderdi sürekli. Astronot sandım uzunca bir süre,Sanırım bir kaç kez şantiyeye götürmüştü beni, o zaman da bana baban ne iş yapıyor diye sorulduğunda " amele " dedim. Ben bunu gururla söylerdim. Gerçekten inşattaki işçilerin ne kadar ağır ve zor işler yaptığının,ailesine ekmek götürebilmek için nasıl ter döktüklerine şahit olmuştum çünkü. Sonra büroya gide gele anladım ki babam mühendis. Ama asıl mesleği baba olan bir mühendis. neyse işte  mühendis kızı olmak kamyoncu olmayı gerektirirdi benim için. İnşaatlara kum falan taşımaktı hayalim. Şimdi ise şehir planlama okuyorum. Bence kamyoncu olsam daha güzel olurdu her şey. her yeri gezerdim bir kere. yollarda durup durup fotoğraflar çekerdim. Kamyonumun arkasına yazılar yazardım. Mahalledeki çocukları toplayıp pikniğe götürürdüm.Yolların kralı olurdum beee. İnanıyorum ama bir gün benimde bir kırmızı kamyonum olacak. Her çocuğun hayali değil miydi kırrmızı araba? bu da benim hayalim sanane :)

Hiç yorum yok: